12 Eylül’ün Tüm Suçluları
Halk Mahkemelerinde Yargılanacaktır!
“12 Eylül Davası” adı altında bir dava 04 Nisan 2012 tarihinde başlıyor. Davada yargılanan iki faşist general Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya olacak. Bunların yargılanması ve ilk davada tutuklanmalarının talep edilmesi elzemdir. Yaş haddi nedeniyle tutuklanmamalarının savunulması yanlıştır. Bugün yaşları ister 80 isterse 90 olsun, bu iki general binlerce gencin katilleridirler.
1 MAYIS
SINIF SAVAŞIMINDA YENİ BİR AŞAMA OLSUN!
1 Mayıs işçi sınıfının birlik-mücadele-dayanışma günüdür. Öncelikle bayramımızı bu bilinç ve içerikle kutlayacağız. Sınıf uzlaşmacılığına, reformizme ve onun her türlü maskeli liberal türüne karşı, işçi sınıfının barış, demokrasi, devrim ve sosyalizm mücadelesine katkıda bulunacak, onu daha yükseltecek bir anlayışla bu yıl alanlarda olacağız. İşçi sınıfının, sınıf mücadesindeki bağlaşıkları bu 1 Mayıs’ta da yine onunla beraber olacak.
KIZILDEREYE GİDEN YOL VE
ÇIKARMAMIZ GEREKEN DERSLER
Mahir Çayan, Cıhan Alptekin ve arkadaşları 30 Mart 1972’de yiğitçe çatışarak öldüler. THKP/C ile THKO savaşçılarının birlikte düzenledikleri bu eylemdeki tek amaçları, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilmelerini engellemekti.
KIZILDERE KATLİAMININ SORUMLULARI
ARAMIZDA DOLAŞIYOR
Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyü, 30 Mart 1972… Saat 05.30 sıralarında Kızıldere muhtarının evine doğru iki asker yaklaşmakta. Mahir Çayan ve dokuz arkadaşının ölümüyle sonuçlanacak, tarihe ‘Kızıldere Katliamı’ olarak geçecek olan gün başlıyordu.
16 MART 1978 KATLİAMININ HESABI SORULACAKTIR!
Bundan tam 34 yıl önce, 16 Mart 1978 Perşembe sabahı İstanbul Üniversitesi Merkez Binası'ndan çıkan gruba Eczacılık Fakültesi önünde bombalı ve silahlı saldırıda bulunulması sonucu 7 ilerici-devrimci genç öğrenci katledilmiş, 41’i de yaralanmıştı. Aynı gün İstanbul ve çevresinden tüm ilerici-devrimci siyasetlere mensup öğrenci gençler, üniversiteleri, liseleri boşaltarak İÜ merkez binasını işgal ettiler.
Savaşsız ve Sömürüsüz Bir Dünya İçin
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü”
AKP rejimi kurnazca bir yol izliyor. Geçmiş yıllarda yasaklanan, etkinlikleri kısıtlanan işçi sınıfının önemli günlerini içini boşaltarak, içeriğini değiştirerek sahipleniyor. 70’li yıllarda gecekondu mahallelerinde, fabrikalarda, demokratik kadın örgütlerinde kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü birkaç yıldır burjuva partileri ve belediyeler tarafından kutlanılır hale geldi.




