Enis Berberoğlı Erdoğanile birlikte Şemdinli Gediktepe'de

ADALET YÜRÜYÜŞÜ, DEMOKRASİ MÜCADELESİ, TARİHSEL DENEYLER VE KOMÜNİSTLER

Haziran ayında başlayıp Temmuz ayında sonuçlanan ADALET Yürüyüşü ülkede sınıf hareketi içinde farklı yorumlara ve değerlendirmelere neden oldu. “Bu yürüyüş desteklenmeli mi? Dayanışma içinde olunmalı mı? CHP zaten bugüne kadar bütün politikaları ile sistem partisi olduğunu ispatlamıştır, bu eylemi devrimci muhalefetin gazını almak için düzenlemektedir.”

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 10 Temmuz 2017 Tarihli Açıklaması

Adalet Yürüyüşü ve Mitingi Üzerine

Türkiye kamuoyu üç haftayı aşkın bir süre ADALET gündemi ile meşgul oldu. Hangi partiye mensup olursa olsun, tüm seçmen, üyeleri ve çevreleri ADALET kavramı üzerinde düşünmek durumunda kaldı. Bu olumlu bir olgudur.

Eylem, nitelik olarak AKP-SARAY Rejiminin karşıtı konumundaydı. Bu niteliği ile ülke gündemine yön verdi. Rejimin tüm gündemi değiştirme girişimleri sonuç vermemiştir. Bu da olumlu bir olgudur.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Organı ATILIM

İkili Görev

Partimiz iki görevle karşı karşıya. İkisini de biri birinin önüne koymak mümkün değil. Aynı süreçte yürütülmesi dayatıyor. Birinci görev; partimizin çekirdeği etrafında varolan küçümsenemeyecek düzeyde sayıya ulaşmış olan çevrenin parti politikaları doğrultusunda, hayatın her alanında yığınsal politik bir güce dönüştürmek.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 16 Haziran 2017 Tarihli Açıklaması

YIĞINLARIN BİRLEŞİK MÜCADELESİ İÇİN; İŞ, EKMEK, BARIŞ, ADALET, EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK!

Türkiye Komünist Partisi CHP MYK kararıyla 15 Haziran 2017 tarihinde Ankara - İstanbul güzergahı olarak tespit edilen ADALET Yürüyüşü’nü olumlu bir adım olarak nitelendiriyor.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Organı ATILIM

Rotamız

16 Nisan Referandumunu ve 1 Mayıs’ı arkamızda bıraktık. Kanımızca bu iki olgu temelinde yapacağımız değerlendirmeler önümüzdeki dönem mücadelelerinin gelişimini belirleyecek. Gelişimin belirlenmesi de rotayı netleştirecek.

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 5 Mayıs 2017 Tarihli Açıklaması

Yeni Koşullarda Geri Adım Yok!

16 Nisan Anayasa Referandumu sonrası ülkenin durumu daha da ağırlaşıyor. İşbirlikçi Oligarşinin bu baskıcı, faşizan, dikta rejimine ihtiyaç duymasının kendileri açısından sebepleri var. Bu ülkenin ekonomisi yolunda olsa, halkın gerçekten demokratik desteğine sahip olduğuna inansa böyle bir rejime gerek duymaz. Burjuvazi, egemen sınıflar, işbirlikçi oligarşi, zaaflarından dolayı bu yolu seçmek durumunda kalıyor.

Komünist Kadro

Yasaklı koşullarda bir Komünist Partisi kadrosunun özellikleri neler olmalıdır? Bu yazımızda bu sorunun yanıtını farklı açılardan tekrar ele almaya çalışacağız.

Neden buna ihtiyaç duyuyoruz, bu konu defalarca görüşmelerde, toplantılarda, eğitimlerde ele alınmadı mı sorusunu yöneltebilirsiniz. Bu soruya yanıtın iki nedeni var.

Meclislerimizi Kuralım ve Geliştirelim

16 Nisan Referandumu, burjuvaziye özgün entrikalarla ne kadar örtülmeye çalışılırsa çalışılsın, süreçleri, referandum öncesi olağan üstü eşitsiz koşulları, siyasal iktidarın zorbalıkları ve bir türlü açıklanamayan sonuçlarıyla oy veren halkın gözünde, parlamentonun işlevsizliğini, çürümüşlüğünü bir kez daha görünür kılmıştır. 16 Nisan gecesinde ortaya çıkan ve kendileri açısından beklenmedik büyüklükteki HAYIR potansiyeli bütün burjuva partilerinde bir paniğe yol açmıştır.

V. İ. Lenin

Lenin’in Ekim Devrimi’nden Sonra Halka Sesleniş Konuşması

Yoldaşlar, işçiler, askerler, köylüler ve bütün emekçi halk!

İşçi ve köylü devrimi Petrograd’da tamamen zafer kazandı. Kerenskiy tarafından kandırılan az sayıda Kazaklardan geriye kalanlar da ya dağıtıldı ya da tutuklandı. Devrim Moskova’da da zafer kazandı. Daha Petrograd’dan sevk edilen askerler ulaşmamışken, Moskova’daki Kadet memurları ve diğer Kornilovcular barış koşullarını imzaladılar - Kadetlerin silahsızlandırılması ve Kurtuluş Komitesi’nin ilgası...

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin 11 Haziran 2017 Tarihli Açıklaması

TKP ADI ETRAFINDA YÜRÜTÜLEN TARTIŞMALAR VE TÜRKİYE DEVRİMİNİN YOLU ÜZERİNE

Türkiye kamuoyu bir kaç gündür sözde “TKP” kavgasına şahit oluyor. Söz konusu olan 2014 yılında devletten icazetli resmi SİP-“TKP” ‘nin içinde yaşanan ayrışmadan sonra oluşan iki ayrı partinin çatışmasıdır. KP ve HTKP (Mart 2017’den itibaren sadece açık adını kullanmaya başlamıştır) arasında gelişen, özünde KP güruhunun Eylül 2016’dan itibaren başlattığı entrikalar, kumpaslar ve kalpazanlıkların sonucunda gelinen aşama çatışma noktasıdır.